Tuna Koçluk

Kuantum Koçluğu Eğitim İçeriği

Sitemize bir göz atın ve herhangi bir sorunuz olduğunda bizi aramaktan çekinmeyin.

Adab-I Muaşeret

 

İlim meclisine girdim eyledim kıldım talep, ilim ta gerilerde kaldı illa edep illa edep. Yunus EMRE.

Günlük yaşamda bu kuralları bilmekte hiçbir sıkıntımız yok. Gel gör ki uygulama sıkıntı. Öncelikler, ayrıcalık istekleri ve hatta tavan yapan egolar giriyor işin içine. İşte sıkıntı tam da burada ortaya çıkıyor.

Bizim işimiz ise bilinen ve atalarımızdan bize kalan, o en özel değerlerimizin üzerindeki tozu kaldırmak ve her konumda farkındalık ortaya çıkartmak. Biz çok şanslı bir milletin evlatlarıyız. Öyle sağlam köklere sahibiz ki önemli olan sadece bu değerleri korumak, kıymetini bilmek. Bu bilinci kazanmak için, ebeveynlere ve öğretmenlere büyük sorumluluklar düşüyor. “Çocuğun terbiyesi anne karnında başlar” der, Doğan Cüceloğlu. Evlerimizde kız çocuklarına anneler, erkek çocuklarına ise babalar, çok güzel birer rol-model. Kendisinin sürekli gözlemlenilen rol-modeller olduğunu düşünen anne baba, çocuğunun yanında yanlış adım atabilir mi? Bu anlamda okul öncesi eğitim de, anne-baba gibi önemli olan bir diğer ana paradigmadır.

“Üslub-ı beyan ayniyle insandır” denilir ya, isterseniz öncelikle tanış(tırıl)ma ve selamlaşma ile işe başlayalım. İmaj yönetiminde de anlattığımız gibi tanışmalarda ilk 30 saniye çok önemlidir. Kişinin karşı tarafa ilk intibasının oluşmasında önemli ve bir o kadarda kısa bir süredir bu. Ve bu ilk dakikalarda oluşan ilk intibaayı değiştirebilmek % 65 oranında da mümkün değildir.

İsterseniz bu kurallara birkaç madde söyleminin öncesinde benim her daim ölçü olarak belirlediğim sözlerim ile başlayalım: Duruşumuz her zaman; Mütevazı ama ezik olmamalı, samimi ama laubali olmamalı, gülen yüz ama sahte olmamalı…

  • Sosyal yaşamda her zaman hanımefendiler, büyükler önceliklidir.
  • Sosyal yaşamda ise hanımefendiler olmalılar.
  • Masadaki kendi yerimiz 50-70 santim olarak belirlenmeli.
  • Adab-ı muaşeret kurallarında “yerindelik” ilkesi önemlidir. Roma’dayken Roma’lı gibi davranmak; Ayşe teyzemin sofrasına misafir olduğumuzda ise, nerede benim portakallı pekin ördeğim ve bıçağım dememek!
  • “Telefon kişiliğimizi” oluşturabilmek çok önemli. Jest ve mimiklerin olmadığı telefonda sesimize nezaketi, ışığı, hoşgörüyü ve hatta enerjimizi ölçülü bir şekilde ve yanlış anlaşılmalara fırsat vermemek adına katabilmeli.
  • Selamlama da ilk adım olarak hiç ihmal edilmemesi gereken bir görgü kuralı. Selam Allah Kelam-ı değil midir? Neden karşılık bekleriz ve kapris yaparız o zaman?
  • Her teşekkür bir teşvik ise bol bol teşekkür etmeliyiz.
  • Hitaplarda saygı ifadeleri ihmal edilmemeli. Samimiyet ile laubalilik arasında ki çizgi güzel çizilmeli. Samimiyet yoksa “sen” yerine “siz” diye hitap edilmeli.
  • Asalet ve zarafet ile duruşumuzu süsleyebilmeliyiz.
  • Sofra adab-ı ihmal edilmemeli elbette. Çünkü; bir insanın niteliği, kıyafetiyle, nezaketi davranışıyla, bilgisi konuşmasıyla, görgüsü ise yemesi içmesiyle ortaya çıkar. O zaman; bir insanın görgüsü günde en az üç öğün yediğimiz yemek ile ortaya çıkıyorsa, sofra adabı da oldukça önemli bir hale gelmekte…

PROTOKOL KURALLARI

PROTOKOL KURALLARI

 

Kamusal alanda kullanılan protokol kuralları ve sosyal alanda kullanılan adabı muaşeret kurallarını bilinçli olarak uygulamak. Kişisel ve kurumsal imaj ve saygınlık yaratmak; yetki sahibi olmak ve katılımcılara bildikleri ancak uygulama noktasında ihmal ettikleri temel kurallar konusunda farkındalık oluşturmak.

SUNUM PLANI

Protokolün ve nezaketin tarihi yolculuğu,
Terbiye-nezaket-zarafet üçlü dansına estetik eşlik ederse buna ne denir?
Tanış(tır)ma kuralları,
Protokolde tanış(tırıl)manın önemi,
Kim kiminle tanıştırılmalı,
Kendimizi nasıl tanıtmalıyız,
Tanışma kalabalık bir ortamda nasıl olmalıdır?
Tekli tanışma nasıl olmalıdır?
Kadın el sıkışırken ayağa kalkmalı mı?
Tanışma sonrası nasıl ayrılmalıyız?
Karşılama ve uğurlama,
Konuşma adabı,
Dinleme adabı,
Hitaplarda öncelikler,
Selamlaşma adabı,
“Sen” mi “Siz” mi demeliyiz?
“Ben” mi “Biz” mi demeliyiz?
Yemek yeme sanatı
Masada kurallar
Garsonlarla aramızdaki dil,
Garsona yardım etmek kibarlık mı?
Masadaki haklarımız,
Peçetenin durumu,
Çorbaya dikkat,
Masaya konan takımların yerleri,
Bardakların durumu,
Kürdan ayıbı,
Yerine göre giyim nedir?

GİYİNMEK BİR SANATTIR / GİYİMİN DİLİ

Dış görünümün önemi,
Giyim kişinin imajıdır,
Protokolde giyim
En uygun olan giyim şekli nasıl olmalıdır?
Erkeklerde giyim nasıl olmalı?
Kadında giyim nasıl olmalı?

KAZANIMLAR:

Protokol ve nezaket kurallarının detayları ve püf noktaları paylaşılır. Toplumda yaygın yanlış dediğimiz noktalar netleştirilir ve bunlara veda edilir. Bireyler bulundukları toplumlarda artık kolaylıkla bir adım daha öne çıkmayı gerçekleştirir. Kariyer yolculuğunun önündeki engellerden birinin daha kaldırılması sağlanmış olur.

 

İMAJ YÖNETİMİ

EĞİTİMİN AMACI:

Görünümümüz, kıyafetimiz, duruşumuz, oturuşumuz, kalkışımız, konuşmamız, yürüyüşümüz, beden dilimiz, saçımız, başımız, makyajımız, aksesuarlarımız ve hatta hijyenimiz, nezaketimiz, zarafetimiz ve asaletimize kadar bir bütün olarak “BİZ”…

Bireyin kendi imaj yönetimine dikkat ederek; kendisini, toplumun ihtiyaç ve koşullarına uygun biçimde yetiştirmesi, kendisi üzerinde adeta bir proje olarak çalışması. Bu sizin yaşam projeniz ve proje aslında “siz” siniz. Kişinin kendisi ve çevresi ile kurduğu her iletişimde, bireysel imaj yönetiminin içinde farkındalık kalitesini yükseltmesi. Kişinin kendisinin ve başkalarının bireysel haklarına ve özgürlüklerine saygılı olarak davranması. Geçmişin birikimini ve değerlerini geleceğin katkılarını birbirine olumlu bir şekilde bağlayarak; toplumsal huzura ve gelişmeye katkı sağlaması ve bunları gerçekleştirirken de yerindelik ve samimiyet çerçevesi içerisinde olması. Unutmayın başrol siz” in…

Konuşmaya başlayınca, argo, iki kelimeyi bir araya getirememe, emir kipleri ile konuşma, yüksek perdeden hitaplarda bulunma, nezaketten uzak ve hatta “anladın mı?”, “yahu!” ve benzeri şekilde iletişim kurduğumuz kişiyi küçük düşüren konuşmalar. Ağzımızı açınca bir çuval inciri berbat eden bir yöntemle hitap etme. İçi boş, üslubu kötü, ya da beden dilinin lakaytlığı ile insanlara çekici değil itici gelmek ve herkesi rahatsız etmek. Evet tam da bu söylemeye çalıştığımız karşımızda ki kişilerin bizimle nasıl bir iletişim kuracaklarını aslında öncülleri ile tamamen “biz” belirleriz.

Bireysel imajın içeriğine baktığımız da özgüven, öz saygı, karizma, birikim, görüntü, iletişim yeteneği, tavırlar, beden dili, duruş, oturuş, kalkış, bakım, hijyen, görgü-nezaket, üslup gibi kavramların hepsi de içeriğin içinde yer almaktadır. Bir diğer ifade ile; sadece görüntü hallolunca imaj işi de hallolmuş sayılmamaktadır. İmaj sadece görüntüden ibaret olmayacak kadar kapsamlı ve bir o kadar önemli kavram.

Yeniliklere açık dünyayı inceleyen, kendini geliştirmeye yönelik eğitim alan her bir bireyin, kendisinin kişisel gelişimine yatırım yapması onu diğer eşitlerinden farklı ve üstün kılmakta. Akademisyenlerin, entelektüellerin ve eğiticilerin imaj ve protokol kurallarına duyarlılığı ise çok daha kıymetli ve önemli. Çünkü, onların rol-model olma sorumlulukları toplumdaki diğer insanlara göre çok daha fazla.

EĞİTİMİN KAPSAMI:

İmaj nedir?, İmaj da ilk saniyelerin önemi, Hitaplar ve öncelikler, Merdivenlerde İniş-Çıkış Öncelikleri,

TANIŞ(TIRIL)MA KURALLARI, Tanış(tırıl)manın önemi, Tanış(tır)ma da öncelik sırası, Tanış(tır)ma cümleleri, Tanış(tır)ma da nezaket, Topluluk ve toplantılarda tanışmalar,

GİYİNMEK BİR SANATTIR / GİYİMİN DİLİ, Dış görünümün önemi, Giyim kişinin imajıdır, Protokolde giyim, En uygun olan giyim şekli nasıl olmalıdır?, Erkeklerde giyim nasıl olmalı?, Kadında giyim nasıl olmalı?

TELEFONDA GÖRGÜ KURALLARI; Telefon kişiliğinin oluşturulması, Telefon konuşmalarında dikkat edilecek kurallar.

 

EĞİTİMİN KAZANIMLARI:

Kişisel algıyı bir bütün olarak ele alıp, tüm iç ve dış etkenleri etkin bir şekilde kullanmanın ‘püf notaları’ paylaşılacak. Bireyin yaşam farkındalığı artırılıp, bireysel imaj konusunda çok daha profesyonel ve bilinçli davranmasına katkı sağlanılacak.

Bir diğer anlatımla; gereksiz ve çok konuşma dinlemeyi bilmeme, olur-olmaz yerde karşımızdaki kişinin sözünü kesme, anlamadan her şeye cevap verme, sululuk derecesinde ve sıkıcı bir biçimde çok konuşma, her sözü döndürüp dolaştırıp kendine getirme, her şeye itiraz etme, sürekli olumsuz bir tavır içinde olma, verilen her göreve direnme, negatif bir insan olarak görülme, Türkçeyi doğru kullanamama, kelimeleri yanlış yazma ve söyleme, aşırı derecede argo konuşma, abartılı biçimde yabancı sözcük ve tamlama kullanmanın önüne geçilmesine çalışılacak.

 

 

Eğitimci Yasemin TECİMER

 

 

 

Projeler

Tuna Koçluk bültenlerine abone olmak ücretsiz ve kolay.
Email adresinizi aşağıdaki pencereye yazıp “Abone Ol” demeniz yeterli.






© 2013 Tuna Koçluk. Tüm Hakları Saklıdır. Eğitim | Yaşam Koçluğu